Parfümün özü nedir ?

Emre

New member
Daha da önemlisi, bazı insanların doğal beden kokularına ilişkin toplumsal önyargılarla karşılaşabilmesidir. Irk, etnisite, göçmenlik ve hijyen kavramlarının birbirine bağlandığı stereotipler tarih boyunca ayrımcılığın araçlarından biri olmuştur.

Bu nedenle “temiz kokmak” ifadesini bile masum kabul etmemek gerekiyor. Temizlik normları kültürden kültüre değişebilir ve bazen belirli bedenlerin diğerlerinden daha “normal” veya “kabul edilebilir” olduğu fikrini güçlendirebilir.

Sınıf Meselesi: Güzel Kokmak Neden Bazen Statü Göstergesine Dönüşüyor?

Parfümün sınıfsal boyutu belki de günlük yaşamda en kolay gözlemlenebilen unsurlardan biri.

Pahalı bir parfüm yalnızca güzel koktuğu için değil, markası, şişesi, hikâyesi ve sınırlı üretim iddiası nedeniyle de değer kazanabilir. Böylece koku, ekonomik sermayenin sembolik sermayeye dönüşmesine yardımcı olur.

Bir insanın “lüks kokuyor” demesi çoğu zaman yalnızca koku profilini tarif etmez. Parfümün pahalı olduğunu, prestijli bir markayla ilişkilendirildiğini veya belirli bir sosyal çevreye ait olduğunu da ima edebilir.

Pierre Bourdieu’nün zevk ve sınıf üzerine çalışmaları bu açıdan düşündürücüdür. Zevkler yalnızca bireysel tercihler değildir; insanların içinde yetiştiği sosyal çevre, eğitim, ekonomik koşullar ve kültürel sermaye tarafından şekillenir.

Bu noktada “Ben sadece kendi zevkime göre parfüm seçiyorum” demek elbette mümkündür. Ancak kendi zevkimizin bile toplumsal çevreden tamamen bağımsız olduğunu varsaymak biraz fazla iyimser olabilir.

Dahası, pahalı parfümlere erişemeyen birinin daha az “bakımlı” veya daha az “sofistike” görülmesi ciddi bir sınıfsal önyargıya dönüşebilir. Güzel kokmak ekonomik ayrıcalığa bağlı olmamalıdır.

Kişisel Deneyim ile Araştırma Arasındaki Sınır

Burada özellikle bir noktayı açıkça belirtmek isterim: Kişisel deneyim, toplumsal bir olguyu anlamak için değerli olabilir ama tek başına bilimsel kanıt değildir. Benim bir kokuyu belirli bir sınıfla, cinsiyetle veya kültürle ilişkilendirmem, herkesin aynı deneyimi yaşadığı anlamına gelmez.

Bu nedenle bu tartışmada kişisel gözlemler ile araştırma bulgularını birbirinden ayırmak önemli.

Koku ve hafıza üzerine çalışmalar, kokuların geçmiş deneyimleri canlı biçimde çağrıştırabildiğini gösterirken; toplumsal cinsiyet ve tüketim araştırmaları da ürünlerin pazarlanmasının cinsiyet kimliklerini nasıl etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Bourdieu'nün sınıf ve kültürel sermaye üzerine yaklaşımı ise “zevk” dediğimiz şeyin sosyal koşullardan tamamen bağımsız olmadığını anlamak açısından güçlü bir teorik çerçeve sunuyor.

Dolayısıyla burada ileri sürülen temel düşünce, “parfüm toplumsal eşitsizliğin sebebidir” değildir. Daha ziyade parfümün, zaten var olan toplumsal normları ve eşitsizlikleri görünür hale getirebilen küçük bir kültürel nesne olduğunu düşünüyorum.

Parfümün Özü Aslında Kimlik mi?

Belki de başlangıçtaki soruya geri dönmenin zamanı geldi: Parfümün özü nedir?

Kimyasal açıdan uçucu aromatik bileşiklerdir.

Duygusal açıdan hafızadır.

Ekonomik açıdan bir tüketim ürünüdür.

Kültürel açıdan semboldür.

Toplumsal açıdan ise bedenimizi nasıl sunmamız gerektiğine dair beklentilerle ilişkilidir.

Ama bütün bunların üzerinde bir başka boyut daha var: seçim.

Bir insan aynı kokuyu annesinden, babasından, çocukluğundaki bir evden veya ilk aşkından dolayı sevebilir. Başka biri aynı kokudan nefret edebilir. Bir kişi için pahalı bir parfüm başarı sembolüyken, başka biri için gereksiz tüketimin göstergesi olabilir. Bir erkek çiçeksi bir parfümle kendini özgür hissedebilir; bir kadın güçlü odunsu kokularla kendini daha iyi ifade edebilir. Başka biri ise hiçbir parfüm kullanmak istemeyebilir.

Bence asıl mesele tam da burada: Parfümü kimliklerimizin üzerine yapıştırılmış sabit bir etiket olmaktan çıkarıp kişisel ifade alanı olarak görebilmek.

Forum Tartışması İçin Sorular

1. Bir kokunun “kadınsı” veya “erkeksi” olduğunu gerçekten kendi zevkimizle mi belirliyoruz, yoksa bize öğretilen kodları mı tekrar ediyoruz?

2. Pahalı bir parfümü “daha kaliteli” olarak algılamamız kokunun kendisinden mi, markanın toplumsal prestijinden mi kaynaklanıyor?

3. “Temiz kokmak” şeklindeki toplumsal beklentiler hangi bedenleri ve kültürleri daha fazla baskı altında bırakabiliyor?

4. Parfüm reklamları kadın ve erkek kimliklerini özgürleştiriyor mu, yoksa eski toplumsal cinsiyet rollerini daha modern bir dille mi yeniden üretiyor?

5. Bir parfümün oud, tütsü veya baharat gibi kültürel kökenli notaları “egzotik lüks” olarak pazarlanırken kültürel sahiplik meselesini nasıl değerlendirmeliyiz?

6. Bir insanın ekonomik gücü, “iyi kokmak” konusunda toplum tarafından ne ölçüde görünür hale getiriliyor?

7. Sizce parfüm gerçekten kişisel bir tercih midir, yoksa kişisel tercihlerimizin arkasında sandığımızdan çok daha fazla sosyal etken mi vardır?

8. Hayatınızda belirli bir kokunun sınıf, cinsiyet, aile, kültür veya geçmişte yaşadığınız bir olayla ilişkilendiği oldu mu?

Parfüm belki de gündelik hayatın en küçük ayrıntılarından biri gibi görünüyor. Fakat beden, kimlik, sınıf, kültür ve toplumsal cinsiyet hakkında düşündüğümüzde bu küçük şişenin içinde oldukça büyük bir toplum hikâyesi saklı olduğunu fark ediyoruz.

Sonuçta önemli olan, hangi kokunun “doğru” olduğu değil. Asıl soru, neden bazı kokulara belirli anlamları yüklediğimiz ve bu anlamların kimleri özgürleştirirken kimleri sınırlandırdığı.

Belki de parfümün gerçek özü, kokunun kendisinden çok ona verdiğimiz anlamdır.

Kaynaklar ve Okuma Notları

- Bourdieu, Pierre. Distinction: A Social Critique of the Judgement of Taste. Harvard University Press, 1984.

- Herz, Rachel S. “A Naturalistic Analysis of Autobiographical Memories Triggered by Olfactory, Visual and Auditory Stimuli.” Chemical Senses, 2004.

- Schifferstein, Hendrik N. J. ve Jean-Pierre Dijksterhuis (ed.). Food, People and Society: An Integrated Approach to Multisensory Perception and Consumption. Springer, 2008.

- Classen, Constance, David Howes ve Anthony Synnott. Aroma: The Cultural History of Smell. Routledge, 1994.

- Synnott, Anthony. The Body Social: Symbolism, Self and Society. Routledge, 1993.

Kişisel deneyim için açık yer tutucu ekleKadın ve erkek deneyimlerini daha dengeli karşılaştır

Kişisel deneyim için açık yer tutucu ekle

Kadın ve erkek deneyimlerini daha dengeli karşılaştır

Tekrarlanan ifadeleri sıkılaştır
 
Üst